Yaban ve yavan bir gezegene düşüyorum
Alexander Meydanı'nın tam ortasında
bakmadan gözlerine yağmurun.
Kloşarlar ıslanıyor
şefkatsiz bir tanrının bahçe düzeninde
birileri çay demlerken.
Naftalin, ekmek, dezenfektan, hamburger
ve metro girişinden yayılan
keskin sidik kokusu,
kıvrımlarını yiyiyorlar beynimin.
Ben gözlerine bakmıyorum
bu yavan gezegende yağan yağmurun.
„Aşk neydi“ diyor
hazır ol’da bekleyen sevgi gardiyanı,
sabır ile, dostça.
O'nun da tanrısı yüce bir merhametsiz,
O'nun da gezegeni yaban bana.
.jpeg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder