29 Haziran 2026 Pazartesi

EĞRETİ - Alev BAŞ


Çürümüşlüğün keskin kokusu var
kentin yağmurlu caddelerinde.
Sahile inmeye çalışıyorum,
suyu görmeye.

Suyu görmeye!

Bir yanım masal,
diğeri pis gerçek.
Keskin hüzün kokusu
yağmurla hücrelerime karışıyor.

Yolun sonu, topuklarım yara.
Su yok, deniz yok.
Mor bir kristal buluyorum
ıssız bir köşede, bir can kenarında.
O da emanet.

Sızlıyor saç diplerim.
Benim olan hiçbir şey yok.
Benden kalan hiçbir şey yok.

Emanet'im bu evrende!

25 Haziran 2026 Perşembe

ALEX - Alev BAŞ

Yaban ve yavan bir gezegene düşüyorum

Alexander Meydanı'nın tam ortasında

bakmadan gözlerine yağmurun.

Kloşarlar ıslanıyor

şefkatsiz bir tanrının bahçe düzeninde

birileri çay demlerken.

Naftalin, ekmek, dezenfektan, hamburger

ve metro girişinden yayılan

keskin sidik kokusu,

kıvrımlarını yiyiyorlar beynimin.

Ben gözlerine bakmıyorum

bu yavan gezegende yağan yağmurun.

„Aşk neydi“ diyor

hazır ol’da bekleyen sevgi gardiyanı,

sabır ile, dostça.

O'nun da tanrısı yüce bir merhametsiz,

O'nun da gezegeni yaban bana.

OTROVERT - Gökhan DALOĞLU



Ormanlarım insansızdı,
Temeli güçlüyken yalnızlığımın.
Rüyalarım kimsesizdi,
Ordularım hazırdı,
Vurdumduymaz; gelmiş geçmiş, geniş kalabalığa.
Ederi hep yüktü zamana.
Romanın kısası; çok zordu.
Tabulaştırdım ben her sabah, suskun doğan güneşi.


24 Haziran 2026 Çarşamba

ZAMANIN YÜKÜ - Yeşim DEĞER

Zaman, durmaz hiç; avuçlarımızdan sızan bir sır gibi akıp gider,

Bir nefes alır derinden, sonra bin ah bırakır boşluğa.

Her an, kendi rahminde yeni bir başlangıcı doğurur;

Lakin her doğum, sancılı bir emek,

Her filiz, toprağa verilmiş gizli bir söz ister...

Bir bedel öder umut, sessizliğin kuytusunda bir adak gibi,

Kayıp düşlerin izleri, buz tutmuş topraklarda kandil yakar.

Hayata tutunmak; uçurumun kenarında açan bir çiçeğin inadıdır artık,

Kimi aydınlığın görkeminde kaybolup gider,

Kimi zifiri karanlıkta kendi ışığını doğurup yolunu bulur.

Nefesleri tüketen o yaşanmışlıklara kahraman olmak kolay mı?

Yürekte bir sızı, dudakta buruk bir tebessümle yürümek...

Bir yanımız kızıl kıyamet; gün batımı,

Diğer yanımız taptaze bir vaat; gün doğumu.

Zamanın terazisinde bir tarafımız hep eksik, bir tarafımız hep ağır.


Şu yörüngesinden kaymış dünyada;

Kendine bir gölge, bir sığınak aramaya çalışan,

Yorgun silüetlerin, yarım kalmış hikâyeleridir bunlar.

Yolun uzunluğu değil, adımların bıraktığı izdir asıl olan.

Her anı bir nefes, her soluk bir direniştir kadere,

Zaman, heybesinde taşır sessizliğin o devasa yükünü.

Çünkü her hikaye, bir çığlıkla başlar, bir sükutla biter;

Ama acı, ama tatlı...

Ama hep insan, ama hep biz gibi.

                                    



23 Haziran 2026 Salı

SEN SEBEP OLDUN - İhsan Fatih POLAT (Ozan EBEDİ)


 Son durumum nedir şimdi?
Onu neden sormuyorsun?

Onulmaz bir dert benimki,
Sen sebep oldun.

Sen sebep oldun,
Sen sebep oldun.

Tarife (vicdana) sığmaz seninki,
Sen sebep oldun. (Nakarat)

Gözün aydın, yıktın beni.
Yoruldun mu, vurmuyorsun?

Aldığım bu son yenilgi,
Sen sebep oldun.

Çok yaşayacaktım hani?
Öldüğümü görmüyorsun.

Uyandırdın Azrail’i,
Sen sebep oldun.

HİSSETMEK - Buket SAYLAN




Hisset.
Ne değerse kalbine.
Uçsuz bucaksız çöllerin esiri,
Kutupların veziri.
Bırak alışageldiklerini,
Fark et bilmediklerini.
Hisset.
Acıyı da olsa kucakla.
Bilirsin çırılçıplak kalmayı hüsranla.
İnat et kalmak için dünyada.
Bir yerin var hiç bilmediğin masalarda.
Hisset.
Yarına kadar uzanan her eli.
İnsan ilk önce kendini bilmeli.
Uzanabilmek için bugüne dünü kesmeli.
Hisset.

Beklentiyi, heyecanı, korkuyu.
Bulutun üstünde göğe sarılıp uyu.
Bırak artık sorguyu.
Hisset.
İnsan olmanın ilk koşulu.



21 Haziran 2026 Pazar

GENEL GİZLEYİCİ KİTLESİ - Rıdvan YILDIZ


Başkalarının yerine mi utanırsınız? 

İçimdekiler sus! 

Tedirginim akşamın onu,

Kendimi dayatıyorum.

Perdenin ağzı açık.

Ekranın sağında oturan kız,

Adı gibi tertemiz,

İfadesi yorgunsal...

Tamam, galiba galipsiniz!

Sualsiz mezun,

Adınızı üstünüzden geçirin.


Güzel günler geçmiş,

Göreceksiniz sahnede sahtece,

Yüzü bozuk imla.

Genel gizleyici kitlesi,

Gangsterler eylemin arasından,

Bedeni yaz tabelası.

Bıyıklılar ve asık suratlılar!

Yönetemiyor bizi,

Düşmanın üvey kardeşleri...

Toplumu toplayalım toptan,

Senin akşamın ne ki...




Metin Özdoğan - BEN BENDEN GEÇTİKTEN SONRA

Sigara gibi yandıktan sonra Yaprak gibi sararıp soldukduktan sonra Beni sevsen ne olur Sevmesen ne olur Anlasan ne olur Anlamasa...