24 Haziran 2026 Çarşamba

ZAMANIN YÜKÜ - Yeşim DEĞER

Zaman, durmaz hiç; avuçlarımızdan sızan bir sır gibi akıp gider,

Bir nefes alır derinden, sonra bin ah bırakır boşluğa.

Her an, kendi rahminde yeni bir başlangıcı doğurur;

Lakin her doğum, sancılı bir emek,

Her filiz, toprağa verilmiş gizli bir söz ister...

Bir bedel öder umut, sessizliğin kuytusunda bir adak gibi,

Kayıp düşlerin izleri, buz tutmuş topraklarda kandil yakar.

Hayata tutunmak; uçurumun kenarında açan bir çiçeğin inadıdır artık,

Kimi aydınlığın görkeminde kaybolup gider,

Kimi zifiri karanlıkta kendi ışığını doğurup yolunu bulur.

Nefesleri tüketen o yaşanmışlıklara kahraman olmak kolay mı?

Yürekte bir sızı, dudakta buruk bir tebessümle yürümek...

Bir yanımız kızıl kıyamet; gün batımı,

Diğer yanımız taptaze bir vaat; gün doğumu.

Zamanın terazisinde bir tarafımız hep eksik, bir tarafımız hep ağır.


Şu yörüngesinden kaymış dünyada;

Kendine bir gölge, bir sığınak aramaya çalışan,

Yorgun silüetlerin, yarım kalmış hikâyeleridir bunlar.

Yolun uzunluğu değil, adımların bıraktığı izdir asıl olan.

Her anı bir nefes, her soluk bir direniştir kadere,

Zaman, heybesinde taşır sessizliğin o devasa yükünü.

Çünkü her hikaye, bir çığlıkla başlar, bir sükutla biter;

Ama acı, ama tatlı...

Ama hep insan, ama hep biz gibi.

                                    



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Metin Özdoğan - BEN BENDEN GEÇTİKTEN SONRA

Sigara gibi yandıktan sonra Yaprak gibi sararıp soldukduktan sonra Beni sevsen ne olur Sevmesen ne olur Anlasan ne olur Anlamasa...