Çürümüşlüğün keskin kokusu var
kentin yağmurlu caddelerinde.
Sahile inmeye çalışıyorum,
suyu görmeye.
Suyu görmeye!
Bir yanım masal,
diğeri pis gerçek.
Keskin hüzün kokusu
yağmurla hücrelerime karışıyor.
Yolun sonu, topuklarım yara.
Su yok, deniz yok.
Mor bir kristal buluyorum
ıssız bir köşede, bir can kenarında.
O da emanet.
Sızlıyor saç diplerim.
Benim olan hiçbir şey yok.
Benden kalan hiçbir şey yok.
Emanet'im bu evrende!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder