Yalınayak,
yalnız kalmışım;
yalnız başıma,
yalnızların sokağında.
Beynimde pas tutmuş bir saat:
Alzheimer.
Yüreğimi bir acı titretiyor:
Parkinson.
Hastalık hastası değilim aslında-
sensizlik,
adını bilmediğim tek illet.
Kaçıncı randevusuydu ölümün,
ömrümün tükettiği
senin için?
Bu şiirde bir şeyi unuttum,
biliyorum-
belki de
hatırlamamak kendisi.
Her gece geç kalmadan gelirdin,
rüyalarımın kapısını çalıp.
Gamzende gülüşün birikirdi;
ben gözlerine bakardım,
çayıma bir kesmeşeker atardın-
eridikçe çoğalan bir sıcaklık
dolanırdı içime:
gözlerin.
Beynim unutkan sabahlara uyanıyor,
düşlerim ceplerinden dökülüyor günlerin.
Gece,
silgi görevini üstleniyor artık.
Akılda kalan
bir sen oluyorsun,
bir de
gölgem:
yalnızlığım.
Yalınayak yürüyorum hâlâ;
yalnızların sokağında.
Yalnız kalmışım,
hakkı yenmiş bir
uykunun kuytusunda
yalnız başıma,
Yalnızlığımla.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder