Ben ileride delirir miyim acaba? Şimdilerde aklıselim gözüken, Her boşlukta sigara tüttüren,
Yarınları sürü çobanı gibi düşünen ben...
Hani delirirsem nece deliririm?
Hangi dilde, ırkta, biçimde?
Deliye de ayrım yaparlar mıymış?
O zaman da yaftalanırım çirkinliğimle.
Hayallerim mi suya düşer, ben mi?
Sevdiğim kadına çiçek diye vazo versem, Alsam karşıma tüm kedi köpekleri,
Sabahlar olmasın dertleşmekten, Ne de olsa deliyim ben!
Çukurova’da ırgat da etmezler, Beyoğlu’nda patron da.
"Bu deli nefes alsın da cebi kalsın..."
Moda Sahili'nde boylu boyunca uzanabilir miyim çimlere?
Akıllıyken yapamazdım,
Ne de olsa artık deliyim ben!
Delirişimin kırkı bir çıksın hele, Körelecek bu gece denen illet, Başımın kara belası...
Birinde aşık etti,
Koşarken suya attı birinde.
Karanlık mı görmek gerek sekizden sonra gökyüzünde?
Moğollardan beri görülmedi böylesi, Dağları avuç içimde sallandırırım, "Piramidim" der olurum.
Gülen yüzümden güneş açar, Sıkıldım mı aya giderim.
Yemin olsun kaldırdım edebiyatı, Zaten beni bu edebiyat delirtti, Şiir aklımı oynattı.
Sımsıkı kopardım edebiyatı; Unutmayın ne dersem o, Yazı da tura da benim!
Eser gürlerim "memleket, ekmek" diye, Hâkim bey, kıyacak değilsin elbet bir deliye.
Duvar boyarım ekmek için, kitap okurum memleket için. Dönüp bakınca geriye,
Zaten hep deliymişim ben.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder